5 Ağustos 2026 Çarşamba

Token, embedding ve agent için Türkçe karşılıklar: İm, sinim ve eylemen

Yapay zekâ üzerine konuşurken Türkçe cümlelerimizin içinde artık şu ifadeler sıkça geçiyor:

“Metni tokenize ettik.”
Embedding ürettik.”
Agent geliştirdik.”

Türkçe ile İngilizcenin böyle karışması, hızla gelişen bir alanda bir ölçüde kaçınılmaz. Üstelik aynı alanda çalışanlar çoğu zaman birbirini anlayabiliyor. Ancak sorun yalnızca kelimelerin yabancı olması değil. Aynı kelimeyi kullandığımız hâlde her zaman aynı kavramı düşünmüyor olabiliriz.

Örneğin token çoğu zaman “kelime” diye açıklanıyor. Oysa bir token tam bir kelime olabileceği gibi kelimenin bir bölümü, noktalama işareti, karakter veya boşlukla ilişkili bir parça da olabilir.

Embedding ise bazen işlemin, bazen bu işlem sonucunda oluşan sayısal temsilin adı olarak kullanılıyor. Unembedding de embedding işleminin basitçe tersine çevrilmesi değildir. Modelin iç temsilini, olası çıktı birimlerinin puanlarına açan ayrı bir işlemdir.

Agent kavramında belirsizlik daha da büyüyor. Bir büyük dil modeli tek başına agent değildir. Model; araçlar, bellek, görev akışı ve dış sistemlerle etkileşim olanaklarıyla bir sistem içinde görev üstlendiğinde başka bir yapı ortaya çıkar.

Bu ayrımlar yalnızca dil bakımından önemli değil. Model ile agent aynı şey kabul edildiğinde sistemin ne yapabildiği, hangi verilere eriştiği, hangi araçları kullanabildiği ve hangi işlemleri insan onayı olmadan gerçekleştirebildiği de gözden kaçabiliyor.

Bu nedenle İngilizce terimlere birbirinden bağımsız karşılıklar aramak yerine, aralarındaki teknik ilişkiyi koruyan bir Türkçe kavram ailesi önermeye çalıştım:

tokenim
embeddingsinim
unembeddingserim
agenteylemen
agenticeyleyici
agencyeyleyicilik

İm”, modelin işlediği ayrık metin birimini anlatıyor. Buradan “imlemek”, “imleme”, “imleyici” ve “im dizisi” gibi türetmeler yapılabiliyor.

Sinim”, bir imin veya başka bir girdinin modelin sürekli temsil uzayında sayısal bir karşılık kazanmasını ifade ediyor. “Serim” ise iç temsilin çıktı sözlüğündeki imlerin puanlarına açılmasını adlandırıyor.

Eylemen”, belirli bir görevi üstlenen ve araçlarla dış dünyada işlem yapabilen sistem birimini; “eyleyici”, sistemin amaç doğrultusunda eyleme yönelme niteliğini; “eyleyicilik” de bu niteliğin kapsamını anlatıyor.

Bu karşılıkların tartışmasız ve kesin Türkçeler olduğunu ileri sürmüyorum. Bazıları ilk karşılaşmada yabancı gelebilir, bazıları teknik kullanım içinde değişebilir. Değerleri, yalnız kulağa nasıl geldikleriyle değil; teknik yazıda, eğitimde, yazılım mimarisinde ve güvenlik değerlendirmesinde kavramları ne kadar iyi ayırabildikleriyle anlaşılacaktır.

Önerilerin teknik gerekçelerini, kullanım örneklerini, türetmelerini ve sınırlılıklarını on açıklayıcı şekille birlikte Canbek’te yayımladığım kapsamlı yazıda ele aldım: 

Yapay zekânın Türkçesi: İmden eylemene uzanan kavram zinciri 

Sizce bu karşılıklardan hangileri Türkçe teknik anlatımda çalışabilir? Hangileri açıklık sağlamak yerine yeni bir açıklama yükü getiriyor?
 

16 Nisan 2022 Cumartesi

Blockchain'in (blok zinciri) Türkçesi

Gün geçmiyor ki herhangi bir teknolojik gelişme yenilik hayatımıza büyük etkiler ile girmesin. Son yılların en önemli çığır açması umulan gelişmelerinden biri de İngilizce 'blockchain' veya 'block chain' olarak ifade edilen ve Türkçe söylenişi de genellikle 'blok zinciri' olan olgu.

Bu İngilizce tabirin dilimize yerleşmesini önlemek adına bir Türkçe karşılık önermek istiyorum:

'Külçe zinciri'


İngilizce 'block' veya Türkçe söylenişi ile 'blok' yerine 'külçe' kullanabiliriz. Bu tabir ile külçe zinciri:

Şifreleme yöntemleri kullanılarak birbirine bağlanan külçe adı verilen büyüyen kayıt listesi

olarak tanımlanabilir*.

Bu şekilde bu güvenilir ve merkezi olarak yönetilebilen (üçüncü bir tarafa gerek duyulmayan) tekniğin en önemli yapı taşı "külçe" olarak adlandırılacaktır. Külçe altın ne kadar değerli ve taklit edilemezse bu zincirdeki külçelerde o kadar önemli ve kurcalanamaz şekilde tüm sistem tasarlanmış oluyor.

Türk Dil Kurumu sözlüğünde 'külçe' sözcüğünün anlamlarından biri külçe zincirindeki anlamı ihtiva etmektedir:

külçe

3. isim Yığın durumundaki nesnelerin oluşturduğu küme

Umarım bu karşılık benimsenir ve ben de çağımızın bu önemli buluşunun Türkçe konuşan insanlarca daha doğal benimsenmesi ve kavranması adına isim babası olurum :)

* Vikipedi 'blok zinciri' maddesi



 

15 Şubat 2018 Perşembe

Toplum İçindeki Konumumuz İçin Statünün Türkçesi Var

"Statü" sözcüğünü sıklıkla okumuş, duymuş ve hatta kullanmışsınızdır. Örnek olması açısından bunu kullanan Türkçeye duyarlı bir hanımefendinin iletisini kendisine teşekkür ederek paylaşıyorum.


Görüyoruz ki ve hatta bizler de aynı duruma düşüyoruz ki Türkçeye duyarlılığımızı ifade ederken bile yabancı sözcüklerin esaretinden kurtulamıyor ve imla kurallarını* zorlayabiliyoruz. Kişilerin hiçbir önemi yok ama bir "İletişim Uzmanının" bu duruma düşmesi ayrı bir talihsizlik.

Fransızca "statut" kelimesinin dilimize sızma şekli olan "statü" şu anlamlara geliyor [1]:
  1. Bir topluluk veya bir toplum içinde bir kimsenin durumu veya kazandığı saygınlık
  2. Kadro bakımından bağlı olduğu durum, pozisyon (konum, mevki)
  3. Tüzük
Millî saygınlığımız için "Statü"nün Türkçesi var: Konum, Saygınlık, Mevki.

"Sosyal Statü" yerine uygun şekilde "Toplumsal Konum", "Toplum İçindeki Konumumuz", "Toplumsal Saygınlık" diyelim derim.


* Alıntıdaki imla hatası "Türkçe'den", "Türkçe'de" şeklinde kesme işaretinin gereksiz yere eklenmesi. "Çünkü özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz." [2]

KAYNAKLAR

1. http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_bati&arama=kelime&guid=TDK.BATI.5a859fbbad0e48.94302796
2. http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_content&id=187



9 Haziran 2013 Pazar

"Sezon finali, bir televizyon programının bulunduğu sezon içerisindeki final programıdır."

Yukarıdaki başlık aynen Vikipedi'den alınmıştır. Nasıl da net açıklamış değil mi Sezon Finali'ni?
Televizonlardaki dil kirlenmesinin son örneklerinden biri Sezon Finali. Çok da eski olmayan zamanlarda kulağımıza çarptı,
Lost'un 6. sezon finalini seyrettin mi?
diye...

Şimdilerde güzide dizilerimiz bu ibareyi başlangıcından bitişine kadar ekranın bir köşesinde tutmaya başladılar, televizyonunu yeni açan seyircileri cezbetmek için...

Herşeyden önce aşağıdaki örnekler, bu kelimeleri kullanan programların tam listesi değil; sadece 2013'de göze çarpanlar bunlar...

Sadece ne kadar alelade olduğunu ne kadar kanıksadığımızı göstermek için...

Varan 1: Huzur Sokağı, Sezon Finali

NOT: Bu sayfaya, sezon finali diye arama yapıp uğrayanları yanıltmamak adına söz konusu dizileri seyredeceğiniz bağlantıları da alt taraflarda vermek istiyorum.

İşte Huzur Sokağı: http://www.youtube.com/watch?v=iIJUmFo160Q

Varan 2: 10. Yılını Kutlayan Kurtlar Vadisi Pusu, Sezon Finali

Varan 3: TRT'de Modaya Uymuş, Osmanlı Tokadı Sezon Finali

Varan 4: Show'ların! Show'u! Beyaz Show'un! Sezon Finali!!!


Herkes mi bu kelimeleri kullanıyor? Eskiden Türk filmlerin bittiğinde gördüğümüz yazıyı tercih eden diziler de yok değil. İşte, Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisinin son bölümünün tanıtımı:

Sonuç olarak, diziler dönemler halinde yayınlanıyorsa, gayet güzel bir şekilde Dönem Sonu denilebilir.

Dizi bitiyorsa, Son Bölüm ya da Son denilebilir. İstedikçe herşey mümkün.

Televizyon, Dizi, Gösteri dünyası:

Sezon Finalinin Türkçesi Var: Dönem Sonu

26 Mayıs 2013 Pazar

Erişmek için menzile... DESTİNASYON nereye?

Son zamanlarda yine tanıtımcı ağzı ile söylenmeye cüret edilen bir kelime, "destinasyon".

THY, ben bu şekilde uçmak istemem!

Güzide bir şirketimiz olan Türk Hava Yolları'nın Türkiye için hazırladığı Türkçe İnternet ana sayfasında destinasyon kelimesinin -"kim istemez ki" şeklinde iddialı bir şekilde- yukarıda resimdeki gibi kullanıldığını görünce, bu satırları yazmaya karar verdim.

Öncelikle, bu garip kelimenin, Türkçe içerikli başka sayfalarda da kullanıldığını gördüm. Mesela şu şekilde:
Çizelgede bizzat "Varış" şeklinde söylenmesine rağmen; başlıkta bu garip kelime kullanılmış (bu arada dipnottaki "lokal" kelimesinin de Türkçesi var THY: "yerel").

Bir zamanlar dünyayı dolaşıp bizlere getiren Barış Manço, 7'den 77'ye programında ülkelerin havayollarının dergilerini seyircilere gösteriyor ve ardından dergilerin ismini söylüyordu. En son THY'ye geldiğinde, SkyLife diye vurguladı. Gösterdiği havayolu dergileri kendi dillerine göre isimlendirilmişti. Bizimkinde ise -ne hikmetse- böyle başlangıç seviyesi İngilizce'den oluşan bir tamlama dergimize uygun görülmüştü (Bu konu ile ilgili bir tartışma). Sonuçta başkaları ne yaparsa yapsın, bizim güzelim Türkçemizden bir ismi yabancılara yansıtmamız hoş olmaz mı? Mesela, Yeni Zellanda Havayolları'nın dergisinin adı "Kia Ora", Yeni Zellanda yerli dili Māori'cede, İyi ve sıhhatli ol demek. Ben, Efendim'i öneriyorum. En basitinden Merhaba bile olabilir. Hiç değilse yabancılar da bir kelime öğrenmiş olur.

Konumuza dönecek olursak; ayrıca THY kendi ile çelişmiş: diğer pek çok İnternet sayfasında varış noktasının zaten kullanıldığını da görmek mümkün:
Peki, sadece Türk Hava Yolları mı bu garip kelimeyi kullanıyor: Hayır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı da Destinasyon Sevdasına Kapılmış!

İşte, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bir İnternet sayfası! Destinasyon'dan geçilmiyor...
Adında Kültür bulunan böyle bir kurum da bunu yaparsa, başka söze hacet var mı diye düşünüyor; fazla söz için sizleri Ekşi Sözlük'teki destinasyon girdisine yönlendiriyorum...

Yapmayın beyler,

Destinasyon'un Türkçesi Var: Varış Yeri, bilemedin Varış Noktası (yerine göre: Hedef, Yön, İstikamet, Amaç)


10 Eylül 2012 Pazartesi

İnternet işi! Yeni bir dijital uygulama var; ben onun kodlarını yazıyorum.


Çölün ortasında, ıraktan iki birbirine uzak kişinin karaltısı görülür...
 Bir genç, masa başında dizüstü bilgisayarı önündedir.
 TTNET'in reklam yüzü Şener Şen, gencin yanına yaklaşır.
 Bu tuhaf rüya gibi bir giriş ile beraber ikili arasında şu karşılıklı konuşma geçer:
- Oğlum sen ne yapıyorsun burada?
- Çalışıyorum Şener ağabey.
- Bunlar ne böyle?
- İnternet işi! Yeni bir dijital uygulama var; ben onun kodlarını yazıyorum.
- Sen tek başına?
- Hı hı...
- Senin bu yaptıklarınla kim görecek burada? … Kim alkışlayacak? … Sen gel benimle bakalım...

Ne dersiniz, Sayısal Devrimi Dijital Yanılsamalarla Kaçırıyor Muyuz? demekle doğru mu düşünmüşüm?
Bu güzide reklam filmi (2012 - TTNET Yeteneğe Destek)

21 Haziran 2012 Perşembe

FYI'nın Türkçesi Var Bilginize...

(C) 2012 Gürol C.
Türklerin kendi aralarında e-posta ile haberleşirken kullandığı bir başka özenti yabancı kelime, daha doğrusu kısaltma: FYI (For Your Information).
Bugün başka bir iletiyi bana aktaran ve herhalde yazacak bir şey bulamayan mühendis bir arkadaşımın iletinin başına eklediği  FYI kısaltmasını görünce, bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Hissiyatımı, Ekşi Sözlük'ten iki yorum çok iyi ifade ediyor; aynen alıntı yapıyorum:

 türkçe karşılığı bilginize dir.. hem daha anlaşılır, hem tek kelime, kısacık.. gözünüzü seveyim bunu kullanın Türkçe anlayan insana mail atarken.  (Bağlantı)

 şirket iç yazışmalarında, (İngilizce bilmediğine de emin olduğunuz) bazı eziklerin, forward maillerinde görünce tiksindiğiniz, bilginize kelimesinin, fyi şeklinde kısaltılan İngilizce karşılığı. arkadaşım yazsana aslan gibi bilginize/bilgilerinize diye. nedir problemin, neyin çabası bu? anladık bir kısaltma öğrenmişsin. ama öğrenilen her kelime, mutlaka cümle içinde kullanılacak diye bir kanun mu var... yapma bunu, itici. (Bağlantı)

FYI, güzelim LCV (Lütfen Cevap Veriniz) kısaltmamızı çağrıştırabilir. Kanımca, bu kısaltmanın LCV olarak Türkçe kullanılması; yabancı karşılığının FYI gibi "yeni başlayanlar için İngilizce" seviyesinde olanların bile aklına çakılacağı türde basit olmamasıdır. Çünkü, LCV'nin yabancı dilde kullanımı, Fransızca RSVP'dir (Repondez S'il Vous Plaît, "reponde si vu ple" diye okunur). Hele hele, bir de bu kısaltmayı İngilizce "EL-Cİ-Vİ" diye okuyanlar bile varmış (Lütfen LCV Yaptırınız!, Emre Aköz, Sabah).

ULK (Uzun Lafın Kısası); lütfen, ama lütfen, Türkçesi varken yabancısını kullanmayalım.

Bilginize...

FYI'nın Türkçesi var: Bilginize...